(ya)saklı maviler

21/6/2007 - Bir Tutam Mavi

 

 

Bir Tutam Mavi

 

Bazı halleri çözebilmek için bilirsiniz ki “susmak” gerekir. Bunu en iyi bilen sen olmalısın ki, bir eski fotoğraf sessizliğiyle gülümseyebiliyorsun yalnızca bana... Ve yine öyle uzak...

 

Yakmadan düşmeyecekse içime ateş; bu yalnızlık, bu özlem, bu vurgun ve tanımazsa eğer yaktığı yeri... Ve kimdir, nerdedir bilmezse (?)... Çaresiz özler durusun...

 

Çaresizliğin çarende saklıydı hani? Sen bilmezsin sadece bir resimdeydi onun düş yıkımı gülüşü... Mutluluk vermeyen, olağanca mutluluğu  da alıp götüren, bir kefendi varlığı; telli duvaklı...

 

Sol omzumdaki inleyen yar(ay)dı... Unutmak istedikçe daha çok hatırlanan, hatırlandıkça daha çok yakan, başımdaki “kara duvağın” tacıydı o... Tutsam ellerinden, bu kez kalbimin tutsağıydı.

 

 Tüm hayallerimden bu kez son diyerek bertaraf ettiğim, sonu olmayan ve hiç kapanmayan bir perdeydi. Yanılgımdı o, kısa cümlelerimi ateşe verip uzaktan seyrine baktığım, baktıkça ateşe sürüklendiğim, sürüklendikçe bir tek dumandan ibaret  bir yangındı işte... Günü gelince sönmekle yükümlüydü... Sönmedi.

 

Öfkemi tanırdı...

Hangi yola düş, hangi hüzne gözyaşı olmadı ki?... Geriye kalan varsa bu sarsıntıdan, alırım taşı taş üstünden ve salardım yerleşik sevdalara... Kaç hayal kırıklığıyla baş ettim bilirdi... Rüzgarın sesindeydi terk edilmelere uslanmış yüreğim. Hediye ettim; rüzgarın serseri lodosuna, hem de  pazarlık payım olmadan...

 

Uslandım...

Yarama, kirli atık aşkları sardım, merhem diye... Sığındığım düşün, en tenha köşesinde, iki kaşımın ortasını sesiyle vurur sandım. Ölmeyi bekledim, ölümsüz bir acı da...

 

Ödedim...

Bedeli neyse fazlasıyla, cananımı “can” bilerek...

 

Sustum...

Günü gelince dilim kendiliğinden çözülür sandım. Susmak çözümdür, konuşsam daha az anlar sandım, anlamadı...

 

Cezamdı...

Ya da cezalandım, sinsi bir ıstırap gelip sarıldı yar(am)a merhametsizce... Dilim değip de git diyemedim.

 

Alışamadım...

Kandırılmaların ruhsal savaşında, ayrılmalara kapalı kaldım. Aşk neyse, aşk acıysa; başımı eğip önünde, beklerdim... Beni de vurun hadi, kalmasın yürek yürek üstünde... Sonra da çektiğim acıyı dilediğinizce süsleyin, renkli olsun  acımın hediye paketi...

 

Ben yine düşer bir aşkın pençesine, mucizevi günahın ellerinden tutardım. Mavi bir köşede bir başıma, gidişinizi beklerdim...

 

Ben göz yaşlarımı, gönlünü gün edenlere hibe ederken, siz ölümsüz yankıyla gülümseyin. Acıyarak bakın ya da bana...

 

Ne çok seversiniz siz, rüzgara karışan kahkahalarınızı... Yer yüzünü inlettikçe inleten, göz yaşı saçan naralarınızı...

 

O rüzgar saçıma değerken, ben aşkımı yerlere çalacağım. Kaybedecek bir şeyim yokken, kaybettiklerimi de kaybettiren rüzgara inat, bu kez konuşacağım...

 

Sustuklarıma sayın...

 

Siz içinizde ki yer edinmiş öfkelerinizi, süpürüp atmak isterken maviliklere; “bir tutam mavi” de bana ayırın... Vakti gelince, berrak mavinize; benimde “kızıl” konuşsun dilim...

 

Yaradan göz yaşlarımı; mavi düşlerimde umut dağıtan yüreklere bağışlasın...

 

Gülay Sağlıcak

21.06.2007

18.50

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-09-20 13:08:36 - mai derdi oldu.

Yazan: suskunadam
Yapınca söylenirmiş yağmurlar
yazılınca çizilirmiş maviler
en derininde
erincinde
oynanan hayatlar gibi

bir mavi söyledi biri
mavi ol du kelimeler.

...
Bağlantı

2007-07-07 15:09:54 - yar(ay)dı.....

Yazan: nisan mavisi
çok güzel olmuş vallaha ne desem eksik kalacak
eyvaallah
Bağlantı

2007-06-26 17:00:50 - ..

Yazan: umut


bir soluk bile az geldi tadına...
eyvallah can muhteşemdi gerçekten
kaleminin mürekkebi hiç bitmesin emi...
kal sağlıcakla
Bağlantı

2007-06-26 17:00:14 - ..

Yazan: selin


cnm benimmm.çokkk güzel yazmışsın her zamnki gibi...duygularımız o kadar yakınki.o kadar iyi hissedebiliyorum ki yazılarını. hepsinden bi parça buluyorum kendimde.yüreğine sağlık arkadaşım.
Bağlantı

2007-06-26 16:59:07 - ..

Yazan: eleminaz


bir fırça ucunda rengarenk oluverecek hikayelerin gri tonlu kasvetini rengarenk görüveren bir yürekle nereye kadar ilerlenirse yol almaya devam.
yanağıma dokunup,yüreğimede selamını salan rüzgar kadar yalanken herşey ,sakak bir düşün koynundan düştük...
saçlarının ahenginden yaşamıma damlattığın bir nebze varlığa selam duruyorum.
dua ile...
Bağlantı

2007-06-26 16:57:13 - ..

Yazan: HASAN KARADENİZ


Ödedim...
Bedeli neyse fazlasıyla, cananımı “can” bilerek...

Sustum...
Günü gelince dilim kendiliğinden çözülür sandım. Susmak çözümdür,
konuşsam daha az anlar sandım, anlamadı...
-------------------------------------------

Yürüdüm...
kararlı yürüyüşlerde söylenen marşlara eşlik ederek,
sevdamı inancım bilerek.
İnancımın özünden başlamıştım sevmeye...
anlatsam anlar sandım...anlamadı...
Şimdi sustum...
inanmayana anlatılmaz hiç bir inanç...


Yüreğine sağlık Gülay...
Yaradan göz yaşlarını; mavi düşlerinde umut dağıtan yüreklere bağışlasın...

Eyvallah...

Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kısa bir mucizede bilinmezliklerle sınanıyorduk... biraz seni biraz da beni anlatan bir düş'ün içindeyim... herkes gibi sende düş'eyor beni... kara gün ifşa etti kendini... ağır nefeslerle mühürle beni... sana sustuklarım varsa... işte onlar... şimdi böl geceyi ve hoş buyur (ya)sakladığım "gölge"mdekilere... "gölge"mdekiler mi?.. tastiklenmiş birer göz yaşı sadece...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

ruzgarr
sessizyusuf
mustafa nazif
duygummm
gokkusagim
gunisigi
heyamet
vuslatsizsafak
Gunay B.
Hasan Karadeniz
esvara
behremm21
bedriadanir
birdenizkizi
huzunlerinprensesi
sepia17
24f
zaf
yanimdaolacaktin
olubirkentinmorgalfabesi
hayalgozluu
maviuzlet
kaleminefendileri
nisanmavisi
lessya
hevizayci