23/3/2008 - Ayrılık Provaları

kırpmadan gözlerimi bakıyorum güneşe...
susma payım büyük yolculukta !
susuyorum...
...1
aşk beni terk eden bir eylemdi...
terk ettim bizi !
öldüm öldüm dirildim... dirilttim bizi...
ey aşk! öldüren bir katildiniz çoğu zaman
eski beni unuturdum sayenizde, ağlardım hafızamın yenikliğine
hala artıkça yanmalarım, işte öyle, ölüyorum yine..
...2
bir belediye otobüsünün egzozuna takılı hayallerimle düşmüştüm yola
kalabalık şehrin dilini bilmediğim insanlarıyla çürüyordu saçlarım
üşüyordu saçlarım bu sağır yalnızlıkta
üşüyordu içimin sus yanı
tanımlanamıyorum, eski ben değilim belki de
...3
buzlanmış rüzgarda kayar düşer umutlarım...
gözlerinizde ölmeyi özlemişim...
biliriz ki aşklar ölmez... aşık ölür! bir başka aşkta dirilir belki....
...4
şehrime ayak değdirişinizle şehir hıçkırıklara boğuluyordu !
ağlıyordum...
ben bu şehri ağlarken görmemiş miydim?
şaşırıyordum...
ürkek teninizden hızlı adımlarla uzaklaşıyordu umut tacirleri...
canımı acıta acıta...
dışladım umutlarımı... umut etmiyorum ben... u/mutsuzum...
...5
ben bu şehri hiç böyle ağlarken görmemişim...
varlığınızın bu denli yokluk arasında gidip gelişine hem üzülüyor hem de seviniyordum...
çünkü felaketim oluyordu elleriniz... gözleriniz... ve gülümsemeniz...
kuruyordum...
uzağıma çekmiştim sizi... kalbinizi görmüyordum... uzağıma çekmiştim sizi...
bu benim sonum/du,
yazdığım sonlardan çok başkaydı.
böyle acının, tatlı esintisiyle mutluydum ben...
şimdi beni düşünmeyin, elleriniz olmadan ve görmeden gözlerinizi...
dokunamadan gülümsemenize,
size alışan hangi yanımsa, onu oyalarım yalanlarımla...
bilirsiniz güzel yalan söylerim.
kandırırım kendimi, yine aynı hüzünle...
...6
ve...
nasihate itirazım,
şimdiye inancım kalmadı
yarına ! belki...
bir yaz esintisiymişsiniz siz meğer... son/baharım demiştim, aldanmışım...
öyle aldatıcıymış görünüşünüz.
ben aldatmadım.
gülümsemelerimde gitti gidişinizle...
bile bile hazırladım son/umu... bilirsiniz ben u/mutsuz sonlar yazarım...
hiç bir yalan yalanıma inanmanızdan daha yalan değildi... bilirdiniz...
kimsesizliğime alışkınım, bakarım başımın çaresine...
hiç bir sonun arkasına sığınmamıştım ben... bilmediniz...
acıyan yanlarımı gördünüz hep...
bütün suçlar benimdi... failiydim cinayetlerinizin...
bilmiyordunuz...
bir bütününde failiydim ben...
benim olamadınız... çünkü siz... bir ayrılığın gediğinde kalmıştınız...
hem ben / hem de sen... yani siz!
eskittiniz aşkı... ağlamayın; gömün gitsin...
ama ben “baktığıma kördüm”
belki de her şey şairin dediği gibiydi... öyle yalvarır gibi ve öyle gururlu;
"gel" desen gelirdim
"git"
dedin... ve gittin..
gülaysağlıcak
onşubatikinbinsekiz
|